Çin ile iş yaparken bilmeniz gerekenler

Bildiğiniz gibi Çin artık sadece “Dünya’nın fabrikası” değil, aynı zamanda dünyada en fazla müşteri barındıran ülkelerden de birisi. İster Çin’den birşey almak, isterseniz Çin’e mal satmak isteyin her halukarda Çin kültürüne biraz da olsa aşina olmanız, Çinlilerle iş yaparken çok işinize yarayabilir.

1. İletişim farklılıkları

Çinliler genel olarak utangaç ve direkt olarak iletişim kurma konusunda çekingen olabilir. Örneğin bizim kültürümüzde de olduğu gibi Çinlilerde de “evet” ve “hayır”ın arkasında farklı anlamlar olabilir.

Örneğin Çinlilere göre birşeye direkt olarak “Hayır” demek hoş karşılanmaz. Bunun yerine “Evet olabilir ama biraz daha düşünmem lazım” yada “Bu seçenek şundan şundan dolayı benim için çok uygun olmayabilir” vs gibi yumuşatıcı ifadeler kullanmak iyi olabilir. Bu kesin bir “Hayır” anlamını zaten içerir.

Aksi takdirde direkt bir “Hayır” kelimesi saygısızlık ve karşı taraf için rahatsızlık verici bir durum olarak algılanacaktır. Aynı şekilde bir Çinli’nin dediklerine katılmıyorsanız yine dolaylı yoldan bunu belirtmeniz daha hoş karşılanır.

Ben de Shanghai’da yaşarken benzer bir durumla karşılaşmıştım. Yanıma yaklaşan ve artık sinir bozucu duruma gelmiş satıcılara “İstemiyorum” diyip başımdan kovuyordum ki Çinli arkadaşım beni bunun kültürlerinde çok kaba olduğu onun yerine “en azından” “İstemiyorum, Teşekkürler” dememin daha iyi olacağını söylemişti.

Çinlilerin çekingen olduğundan bahsetmiştim. Örneğin Çinli ile yapacağınız bir toplantıda yada görüşmede çay yada kahve isteyip istemediğini sordunuz. Büyük ihtimalle size mataralarında zaten sıcak su olduğu için yada susamadıklarını neden göstererek “hayır” diyeceklerdir. Ama aslında sizden bir ikram almak isterler, sadece bunu söylemeye çekinirler. Bunun nedeni Çinlilerin kibar olmak için en az 3 kez sorulmasını beklemeleridir.

2. İş görüşmelerinde zamanlama

Bir iş görüşmesi yada toplantı yapacaksınız ve zamanını belirlemek için saat konusunda anlaşmaya varmaya çalışıyorsunuz. Normalde beklediğiniz şey “saat 13:00 de yada akşam 18:00 de görüşelim” gibi bir cevap olabilir. Ama ne yazık ki Çin’de buluşma zamanı söylemek yerine “Siz varınca beni arayın” gibi bir cevap almanız çok daha olasıdır.

3. Ziyaretçiyi yemeğe çıkarmak

Bir Çinli iş amacıyla ülke dışına çıktığında çoğunlukla “şu saatte şunu yapmalıyım” gibi kesin bir iş takvimi olmaz. Çinliler genellikle iş görüşmesinden sonra kalan zamanlarını şehri gezip görerek geçirmek isterler.

Çinlilerle iş anlaşması yaparken gelen ziyaretçiyi yemeğe çıkartmak bir konukseverlik göstergesidir ve adettendir. Yemek masasında ziyaretçiye mutlaka içki sunulup içmesi beklenir. Eğer ziyaretçi içki içmiyorsa ve bunu nedenini söyleyerek önceden belirtmemişse yanlış anlaşılmalar ortaya çıkabilir. Hatta bazı durumlarda bu işe de yansıyabilir.

Çin’de yemekler “aile tipi” büyük yuvarlak masalarda çok çeşitli olarak servis edilir. Yemeğin sonunda tabaklarda kalmış yemekleri görürseniz şaşırmayın çünkü bu Çin kültüründe konukseverliğin ifadesidir. Sizin az yiyip masadan aç kalkmanızdansa tabaklarda fazla yemeğin kalmasını tercih ederler.

Buarada karaoke ile şarkı söyleme gibi bir etkinliğe de davet edilirseniz bilginiz olsun; Çin’de bu oldukça popülerdir ve arkadaşlar arasında eğlenmek için sıkça yapılır. Eğer şarkı söyleyemiyorsanız bile en azından oturup tadını çıkartmaya çalışın. (Bknz: Çinlilerin eğlence anlayışı: Karaoke)

4. Onurlandırmak, utandırmak

Çin’de birisini utandırmak bazı durumlarda bu basit anlamından çok daha ciddi sonuçlar doğurabilir. Örneğin Çinli bir iş adamı ile toplantıdasınız. Ona iltifat etmeniz onu onurlandırır, Onun akşam için sizi yemeğe davet etmesi ikinizi de onurlandırır, ama onun yemek davetini ret etmek onu oldukça utandırır ve kesin bir saygısızlık göstergesidir.

Örneğin Çinli bir çalışanın ayda 500$ kazanıp 600$’lık bir iphone alması onu onurlandırır.

Birkaç yıl önce Çinli bir iş adamı büyük orandaki bir sipariş için İrlandalı bir sağlayıcısını ziyaret etmiş. Ve İrlandalı gelen Çinli ziyaretçiyi Sandwich yemeğe götürmüş. Bu bir batılı için gayet normal olabilir. Çinli adam da bunun üzerine genelde kendilerini ziyarete gelenleri iyi restaurantlarda yemeğe çıkardıklarından bahsetmiş. Çünkü iş yapacağınız bir Çinliyi sandwich yemeğe götürmeniz ona önemsiz bir ziyaretçi gözüyle baktığınızın göstergesi olarak algılanır.

Bu yüzden Türkiye gelen ve önemli işler yapacağınız Çinlileri toplantıdan sonra çiğköfteci, dönerci, kokoreççi yerine iyi bir restauranta götürmeniz daha uygun olacaktır.

5. İlişki’nin önemi

Çince’de bir kelime vardır. “Guan xi”, ilişki demek. İlişki Çin ile iş yaparken büyük farklar yaratabilir. Çinliler ilişkilerinin iyi olduğu yakın insanlarla çalışmaya daha yatkınlardır. Hayatlarının her anlamında, iş bulurken, ev alırken, doktor ararken, eş seçerken bile çevrelerinde yakın oldukları insanlara sorarlar. Dolayısı ile iş yapacağınız Çinli ile yakın bir “guan xi” yani ilişki kurmanız onun sizinle sürekli çalışmasının yanında size başka müşteriler de kazandırabilir.

6. Anlaşmaları tamamlamak zaman alabilir

Çinliler açısından iş ilişkisi kurmak ve güven duymak / kazanmak zaman alır. Siz anlaşmayı imzalayınca işiniz bitti zannedebilirsiniz ama Çinliler anlaşma imzalanmış olsa bile bazı değişiklikler istemeye devam edebilirler.

7. Yemek masasında iş konuşma

Bizlere göre yemek masasında iş konuşmak oldukça normaldir. Ama Çinliler için yemek zamanı sadece “guan xi” (ilişki) kurmak ve eğlenmek içindir.

Eğer bir Çinli birisini yemeğe davet ederse ve ziyaretçi de sattığı ürünler, iş alanları, başarıları hakkında konuşmaya başlarsa bu durum pek de hoş karşılanmaz. Hele ki birkaç içkiden sonra iş hakkında “konuşarak” yaptığınız anlaşmaların ve verilen sözlerin ertesi gün geçerli olmadığını bilin.

8. Alçak gönüllük

Size “Çok başarılısınız” gibi bir iltifat geldiğinde “Evet öyleyim, zaten bizde başarı babadan gelir, hepimiz böyleydik, yıllardır Türkiye 1.cisiyiz” gibi kendinizi ballandırarak anlatmaya başlamayın.

Aynı şekilde “Çok yakışıklısınız” dediklerinde de bunu kabul etmek yerine “Ah yok canım olur mu, siz daha yakışıklısınız” demek sizi alçak gönüllü hoş bir ziyaretçi konumuna sokacaktır.

Bana bir seferinde “Yakışıklısın” demişlerdi de ben de hepsini kabul etmek kabalık olur, bari birazını edeyim diye “eh işte” demiştim. Akabinde atılan kahkaha seslerini hala hatırlar gibiyim.

9. Hediye

Hediye en az bizim kültürümüzde olduğu kadar Çinlilerin kültüründe de önemli bir yere sahiptir. Örneğin doğum gününde, düğünde, cenazede, yeni yılda, hatta birisinin evine ziyarete gittiğinizde. Bazen kırmızı bir zarf içerisinde para verilir, bazen de alacağınız bir sepet meyve bile yeterli olacaktır (Örneğin başkasının evine ziyarete giderken).

Ben yıllar önce Çinli kız arkadaşımın abisini ziyarete gittiğimde bana hediye olarak kırmızı zarf içerisinde para verdiklerini çok iyi hatırlıyorum. Mektup sanıp sonra okumak üzere almış olsam bile bir kız abisinden para almak beni oldukça şaşırtmıştı. Tabi sonra öğrendim ki adettenmiş.

Hiç yapamıyorsanız bile ülkenizden küçük bir Çikolata yada Çinde bulunmayan yerel bir hediye almanız (örn. Nazar boncuğu, Lokum vs) karşı tarafı mutlu edecektir.

Eğer sizin de Çinlilerle buna benzer bir tecrübeniz oldu ise aşağıya yazabilirsiniz.

Not: Bu yazı orjinalinden daha açıklayıcı olması için Türk kültürüne uyarlanarak ve kişisel tecrübeler eklenerek çevrilmiştir. Resim flickr‘dan alınmıştır.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir